Eski Türklerle İslamiyet Sonrası Türklerin Benzerlikleri

Eski Türklerle İslamiyet sonrası Türklerin bir benzerliği de, vatanın ve vatan toprağının kutsal sayılmasıdır. Şimdi önce bu konuda bilimsel bir çalışmadan alıntı yapacağım. Ondan sonra kendi yorumlarımı ekleyeceğim. Kaynak Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu Türk Milli Kültürü: “Ülkesiz bir millet ve devlet olamayacağına göre, Türk “il”inde de belirli sınırlara sahip bir ülke kavramının mevcut bulunacağı aşikardır. Eski Türklerde ülkeye “uluş” dediği ve “yurt” sözünün daha çok “vatan” manasına geldiği anlaşılmaktadır. Ülke sınırlarına “yaka” deniliyordu. Demek ki, Türk hakanlıklarında ülke, belirli sınırlara sahip devlet arazisi idi ve bu arazi hükümdar ailesinin mülkü değil, bütün milletin ortak toprağı idi. Asya Hun tanhusu Mo-tun, tahta çıktığı günlerde, komşu Tungh-hu (Moğol-Tunguz)’ların vergi olarak at ve kadın istemelerine fazla itiraz etmemiş iken, onların arazi talebi karşısında kaldığı zaman devlet meclisinde “toprağın, kendine ait şahsi mülk değil, milletin malı ve devletin temeli” olduğunu söyleyerek kendisinin kimseye arazi terk etmeğe yetkisi bulunmadığını belirtmişti.” Evet, bu bilgilere baktığımızda eski Türklerde devlet kavramının çok önemli olduğunu hatta vatan toprağının kutsal olduğunu ve milletin ortak malı bulunduğunu görüyoruz. Şimdi bu vatan toprağını veremeyen Türk hükümdarı meselesi taa M.Ö 209 yılında olmuştur. Türkler M.Ö 5000 yıllarından beri vardı bu biliniyor ve dikkatinizi çekmek isterim. Bozkır devleti olduğu halde devlet kavramını ciddi önemsemişlerdir. İsteseler dağlarda, ormanlarda, bozkırlarda haydutluk da yapabilirlerdi. Göçebe bir topluluk da olabilirlerdi. Yani bu potansiyele sahipler. Lakin eski Türkler her zaman devlet kurmuşlar ve topraklarını savaş olmadan asla terk etmemişlerdir. Bağımsızlığa o kadar önem vermişlerdir ki, bağımsızlık uğruna gerekirse başka alanlara göç etmişler ve orada yaşamışlardır. Bunun dışında bağımsızlıklarını kaybettiklerinde bir sürü isyan hareketlerinde bulunmuşlardı. Yani kısacası eski Türklerde vatan, toprak, bağımsızlık ve millet bu kavramlar hep kutsal olmuştur. İslam’da da vatan kutsal değil midir? Hem de o kadar kutsaldır ki, vatan için ölenler şehit sayılır. Tabi niyeti Allah rızası olması lazım. Aksi halde riyakar olur ve sonsuza dek cehenneme girer. Şimdi sizlere soruyorum. İslamiyet’ten sonra Osmanlı, Selçuklu, Karahanlı, Timur, İdil Bulgar Hanlığı gibi (İlk Türk İslam devletidir) devletlerin hükümdarları, topraklarını kendi malları gibi çarçur mu etmişler? Yoksa milletin malı olduğu için savaşmadıkları sürece vermemişler midir? Tabi ki vatan toprağını kutsal saymışlar ve savaşmadan asla vermemişlerdir. İlla ki istisnalar vardır. Lakin çoğunlukta hiç böyle bir şey görülmemiştir. İşte eski Türklerin İslamiyet’i benimsemeleri bu yüzden kolay olmuştur. Aynı zamanda İslamiyet eski Türkleri asimile etmediği için, şeriata karşı olmadığı sürece örf, adet ve geleneklerini rahatça uygulamışlardır. Zaten İslamiyet dışındaki dinlere giren Türklerin çoğu asimile olmuşlardır. Bu da bir gerçek. Daha fazla uzatmak istemiyorum. Rabbim vatanımıza, milletimize zeval vermesin. Amin.


Yorumlar

Yorum bırakın