Kibir Oyunu

Siyonistlerin en büyük amacı insanların kalbine kibri enjekte etmekti ve maalesef başardılar. Peki nasıl başardılar? Osmanlı zamanında nasılsın demekten korkardı insanlar birbirine. Neden? Şu kadar borcum var derse, mecburen ona o kadar para vermek zorunda kalırdı diye. İşte Osmanlı da insanlar birbirlerini tıpkı kendini veya ailesini düşündüğü kadar düşünüyorlardı. Şimdi nasıl bu hale düşürüldüğümüzü kendi yorumlarımla anlatayım. Lakin öncelikle bilimsel açıklamalardan alıntı yaparak kavramlar meselesine girmek isterim. Liberalizm kavramına bakalım. Alıntı yapacağım kaynak Türkiye’de Liberal-Muhafazakar Siyaset ve Turgut Özal M. Zeki Duman. Alıntıya geçelim: “Liberalizm bireyi ve bireysel özgürlükleri her şeyin üstünde tutmuş, geleneğe, cemiyete ve cemaate karşı bireyi temel alan felsefi bir yaklaşımı öne çıkarmıştır. Bu yönüyle liberalizm, anayasal devlet ilkesiyle kişinin siyasal, ekonomik, hak ve özgürlüklerini hukuken savunan, diğer bir deyişle, bireyi siyasallaştıran ve onu yaşamın merkezine koyan modern bir toplum projesi olarak da tanımlanabilir.” Evet, farkındaysanız hep bireycilik, ferdiyetçilik, benmerkezcilik. Üstelik birde cemaat yapısını da tamamen bozuyor. Burada şunu anlatmaya çalışıyorum. Bu cemaat yapısı dediği bir kere dini değerlerdir. İnsanlara özgürlük adı altında istediklerini yapma fırsatı verdiler. Evlenmek istemiyor musun? Evlenme, zina yap. Alkol, sigara, uyuşturucu kullanmak mı istiyorsun? Kullan özgürsün. Kumar mı oynamak istiyorsun? Özgürsün. İstediğin kadar oyna. Hatta bu durum şuraya kadar geldi. Cinsiyet değiştirmek, eşcinsellik, lezbiyenlik travestilik vs. Özgürsün istediğini yap. Sana kimse karışamaz vs. vs. Peki sonra ne oldu? Osmanlı da zaten yıkıldığı için meydan satanist Siyonistlere kaldı. Özgürlük adı altında felsefe yoluyla dini istedikleri gibi yorumlamaya başladılar. Faiz sistemi getirildi. Kumar, şans oyunları vs. meşrulaştırıldı. Genel evler meşrulaştırıldı. Konser adı altında bir sürü ahlaksızlık, çıplaklık, içki, alkol alemleri meşrulaştırıldı. Sonuç olarak ne mi oldu? Bir kere zina normal bir hal aldı. Faiz normal bir hale geldi. İnsanlar artık sadece kendini düşünür hale geldi. Yardımlaşma oranında ciddi azalmalar oldu. İnsanların ahlakı bozuldukça, yalan, küfürlü konuşma, can ciğerlik kavramları özellikle yurt gibi ortamlarda kalanlar bunu çok iyi bilir arttı, dolandırıcılık bir meslek haline dönüştü, rüşvetçilik, yolsuzluk, liyakatsizlik, adam kayırma, adam öldürme, adam yaralama kısacası günümüzü biliyorsunuz. Şöyle diyenler oluyor. Avrupa çok medeni, ahlaklı, hiç adam kayırma, rüşvetçilik yapmıyor. Bir kere hepsini demiyorum da, Avrupa eğer adaletli olsaydı, dünya bu hale gelmezdi. Çin, ABD, Rusya gibi devletler yeteri kadar tepki gösterebilseydi. İsrail, Filistin’i bu hale getiremezdi. Dünya beşten büyük ama maalesef biz Müslümanlar uyursak daha çok küçük kalırız. O yüzden hiç kimse kusura bakmasın ama batı o kadar medeni olsaydı, dünyaya adalet getirirdi adalet. Zulüm, şirk düzeni getirmezdi. İsrail bütün dünyanın gözünün içine bakarak Filistin’e olan saldırıları durdurmayacağız diyor. Dünya napıyor? Tabi başta belirttiğim gibi Avrupa’nın hepsi zalim demiyorum. Filistin için ne kadar protesto yapanlar var. Dünyanın gözü önünde ağlayanlar oldu. Allah hepsine hidayet versin. Biz duacı olacağız. Bedduacı olmayacağız. Lakin hidayeti mümkün olmayan zalimler var. İşte Allah onların belasını versin. Bu kadarda bedduamızı ederiz. Kısacası insanların kalbine özgürlük adı altında benlik kavramı girdi. Bunun sonucu da insanlar her istediğini özgürce yapabilir oldular. Bunun sonucu kibir çağımızın hastalığı oldu. Çağımız da bundan dolayı şeytanın egemenliği altında geçti. Fazla uzatmak istemiyorum. Şimdilik sadece liberallik kavramından bahsettim. Daha sonra başka kavramlardan da bahsedeceğim. Rabbim bizleri bu oyunlara düşmekten korusun. Amin.


Yorumlar

Yorum bırakın