Siyonistlerin en büyük oyunlarından biri Osmanlı’yı kötü göstermekti. Bunun sebebi geçmişle bağlarımızı tamamen kopartmak ve onun yerine Avrupa’yı örnek alarak tamamen dinsiz bir topluma dönüştürülmemizi sağlamaktı. Şimdi bu konuya birde psikolojik yönden bakmak isterim. Alıntı yapacağım kaynak Nevzat Tarhan’ın Toplum Psikolojisi ve Empati Sosyal Şizofreniden Toplumsal Empatiye kitabıdır. Alıntıya geçelim: “Bir toplumun da geçmişi silinip atılırsa ve yerine yeni bir kültür verilirse, geçmişi öldürülmüş olur. Toplum, sosyal şizofreni olduğu zaman geçmişini çarpık algılar. Toplumu sosyal şizofren yapmanın en etkili yollarından biri, geçmişiyle düşman ve kavgalı hale getirmektir. Bizde de aynı plan uygulandı. Osmanlı düşman olarak gösterildi, biz de şizofrenik davranış göstererek Osmanlıyı öldürdük. Geçmişini düşman gibi gören, aklına geldiğinde zarar vereceğini düşünür. Şizofren bir hastanın babasını düşman görüp öldürmesi gibi, bizim de atalarımız olan Fatih’i, Yavuz’u öldürmemiz aynı mantıksal hatadır. Osmanlıyı artıları ve eksileriyle birlikte gerçekçi bir şekilde değerlendirmemiz gerekirken, toplumu şizofren yapan dağıtma planının oyununa geldik. Osmanlı ve Türk kültürü yok edilmeye çalışılarak, yerine Batı kültürü verilmek istendi. Müzik zevkimize kadar değiştirilmeye çalışıldı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk Sanat Müziği yasaklandı.” Şimdi kendi yorumlarımı eklemek isterim. Bir insan Türkiye’de yaşayıp da Osmanlı’ya tam düşman kesilirse nolur? Büyük ihtimalle kendi düşüncesinden olmayanlardan uzaklaşır. Sonra gider kendi kafa dengi kişilerle birlikte olur. Bilindiği gibi her insanın kendine öz bir düşünce sistemi vardır. Nevzat Tarhan ne diyor. Geçmişi çarpık anlar. Yani Osmanlıyı gerçekten kötü görürsek o zaman herkes kafasına göre Osmanlıyı yorumlar ve bunun sonucu bölünmeler ciddi manada artar. ABD’nin en mühim taktiğidir. Böl, Parçala, Yönet. İşte aynen böyle olur. Sonunda ne devlet kalır. Ne başka bir şey. Şu anda bile Türkiye’de iç savaş çıkma ihtimali var mı yok mu? Evet, lütfen düşünün bunu. Çünkü şu bir gerçektir. Batılıların öyle şirin davranmalarına bakmayın. Tabi içlerinde gerçekten iyiler var. Bunda şüphe yok ama şu örneği vermek isterim. Bosna katliamında Müslümanları ilk ispiyonlayıp yakalatan kişiler genellikle kendi komşuları olmuştur. Aynı zamanda Bosna katliamını yapan Avrupa ama hepsi değil tabi, bütün Türkiye’yi de Suriye, Filistin gibi hallere gözünü kırpmadan düşürür. Sonra Nevzat Tarhan’ın bahsettiği gibi bu bir tek Türkiye’de yapılmıyor. Bütün dünyaya yapılan bir oyun bu. Mesela Osmanlının son yüzyılı bu konuda çok ibretlik bir yüzyıldır. Çünkü Osmanlının son yüzyılında Avrupa gözde çok büyütülmüştür. Bunun sonucu herkes yeni bir arayış içine girmiştir. Türkçülük, Osmanlıcılık, Batıcılık, İslamcılık bunun yanında Liberalizm, cumhuriyet, manda ve himaye sistemi sonra bu dini meselelere de yansımıştır. Çünkü felsefe içimize girmiştir. Din konularında farklı farklı yorumlar yapılmıştır. Bildiğiniz gibi bizim kültürümüzde zengindir. Bunun sonucu çeşitli yorumlar yapmaya çok açıktır. Mesela İslamiyet’ten önceki Türklerde de kurşun dökme vardır. Günümüzde de yapılır ama esas niyet ne olmalı? Şifanın Allah’tan geldiğine inanmak ama bunu tasavvufu mistik bir akım gibi göstermek içinde kullanmışlardır. Oysa bu tam aksine eski Türklerin de zamanında hak dine inandıklarının göstergesidir ama işte bunun gibi daha nice yorumlar yapılarak hem Osmanlıyı geride kalmış gibi göstermek hem de bu sayede İslamiyet’i de yıkmaya çalışmışlardır. Daha neler neler. Osmanlının son yüzyılında birçok aydın kendine bir görüş bulmuş ve onu yükseltmeye çalışmış ve bunu Avrupa’yı gözde büyüterek yapmıştır. Sonuç olarak Osmanlı yıkılmıştır. İşte bu yüzden bizim geçmişle bağımızı koparmak istediler ve hala istiyorlar. Bunun en mühim yolu da Osmanlıyı kötülemek ve İslamiyet’le olan bağımızı tamamen kopartmaktır. Rabbim bizleri bu oyunlara kapılıp bölünmekten korusun. Amin.
Yorum bırakın