Türkiye’de solcular genellikle devletçilik politikası uygulamıştır. Sağcılarda tam tersine liberal politikalar uygulamıştır. Hatta öyle ki Adnan Menderes bile liberal politika uygulamıştır. Bile diyorum. Çünkü o zamanlar dünyada genellikle devletçilik politikası daha önde gözüküyordu ama tabi ki Avrupa’da da liberal görüşlü yönetimler vardı. Şimdi ben bu konuyu neden açtım? Şundan dolayı açtım. Bilindiği gibi Türkiye, Osmanlı’nın torunudur. İsteyen sevsin isteyen sevmesin. Bizim ceddimiz Osmanlı’dır. Bu arada başta şunu da belirtmek isterim. Atatürk Müslüman mıydı? Yoksa değil miydi tartışılır. Çünkü Müslüman diyende var. Deist olduğunu söyleyen de var. Benim Atatürk’ü eleştirmek gibi bir amacım yok. Şunu unutmayalım. Atatürk mason localarını kapattıktan sonra öldürüldü. İsmet İnönü’nün başa geçtikten sonra yaptığı ilk şey ise mason localarını açmak oldu. Bu yüzden ben suçu Atatürk’te değil. Çevresindeki masonlarda arıyorum. Ayrıca Atatürk liberal görüşe sahipti. Mecburen devletçilik uygulamıştı. Atatürk’ün seçtiği adam Celal Bayar’dı. Celal Bayar’da, Adnan Menderes’le beraber yol almıştı. Evet, şimdi bunu belirttikten sonra devam ediyorum. Yukarıda dediğim gibi bizim ceddimiz Osmanlı’dır. Osmanlı devletçilik politikası uygulayan bir yapıya sahipti. Lakin Türkiye devletiyle farkı şuydu. Türkiye’de devletçilik politikasıyla insanları dinsizleştirmeye çalışıyorlardı. Camileri ahıra çevirmek, Allah demenin yasaklanması, ezanların Türkçeleştirilmesi, Kur’an kurslarının kapatılması, Kur’an eğitimi verenlerin dahi yakalanmaya çalışılması, cübbe, şalvar, sarık, çarşaf giyenlere yapılan muameleler vs. vs. işte bu şekilde insanları dinden uzaklaştırmaya çalıştı devlet. Osmanlı’da tam tersiydi. Osmanlı’da devlet ehli sünneti, şeriatı ayakta tutmaya çalışıyordu. Lakin şunu da belirtmek isterim. Ben Osmanlıyı şeriatı severim ama bunun yanında cumhuriyeti de severim. Çünkü Rasulullah (s.a.v)’tan sonra gelen dört halife istişarelerle, görüşmelerle, aralarında konuşmalarla başa geçmiştir. Bundan dolayı ben şeriatı isterim ama saltanat mı yoksa cumhuriyet sistemi mi derlerse, o zaman cumhuriyeti isterim. Çünkü Rasulullah (s.a.v)’tan sonra gelen dört halife saltanatla değil, seçimle başa gelmiştir. Konumuza dönecek olursak işte bundan dolayı sağcılar genellikle liberal bir görüşü seçmiştir. Çünkü Siyonistler, masonlar devleti adeta ele geçirmiş. Her yerdeler. Özellikle bürokrasi sınıfının çoğu masonların elinde. Durum böyle olunca, sağcılar çözümü liberal politikalar uygulamada bulmuştur ve başta dediğim gibi, Adnan Menderes bile liberal politikaya ağırlık vermiştir. Çünkü o zaman devletçilik politikası hem Türkiye’de hem de dünyada egemendi. Daha popülerdi. Şimdi sizlere M. Zeki Duman’ın Türkiye’de Liberal-Muhafazakar Siyaset ve Turgut Özal kitabından alıntı yaparak liberal siyaset teorisi hakkında kısa bilgiler vereceğim: “Temel insan hakları ve özgürlük karinesi, adalet ve hukukun üstünlüğü, özel mülkiyet, piyasa ekonomisi ve serbest rekabet, bireysellik, çoğulculuk, çeşitlilik, sınırlı devlet, kuvvetler ayrımı vs. liberalizm, katı bir öğreti olmaktan ziyade bir değerler sistemidir. Bireysel özerkliği ve özgürlüğü savunan, piyasa mekanizmasına, özel mülkiyete, hür teşebbüse ve hukukun üstünlüğüne dayalı, sınırlı-devlet anlayışını benimseyen ideolojik, politik ve ekonomik bir düşünce akımı olarak tanımlanabilir.” Evet, esas ilkeleri hep bireysel özgürlüktür. Şimdilik bu kadarla yetinmek istiyorum. Konunun anlaşıldığını düşünüyorum.
Yorum bırakın