Bu yazımda sizlere Türk tarihine damga vurmuş bir Türk hükümdardan bahsedeceğim. Mutlaka adını duymuşsunuzdur. İsmi Emir Timur. Yalnız Emir Timur ne kadar büyük bir şahsiyet olsa da, Türkler arasında çok farklı tanımlamalara maruz kalmıştır. Kimisi dünyanın en melun adamı der onun için, kimisi ise onu veli olarak tanımlar. Şimdi özellikle Emir Timur’u anlatmak istedim. Çünkü bu sebepleri açıklarken birçok konuya değinme fırsatı yakalayacağım. Öncelikle Emir Timur’un eleştirilme sebeplerinin başında Yıldırım Bayezid ile yaptığı Ankara savaşını kazanması ve bunun sonucu Osmanlının fetret devrine girmesidir. Şimdi bu yaptığından dolayı Emir Timur’u eleştirmek sizce doğru mu? Bence yanlış. Neden diyeceksiniz. Çünkü Emir Timur istese Osmanlı topraklarının tamamını kendi devletine katardı. Kattı mı? Hayır katmadı. Hatta gitmeden önce Müslümanların rahatlaması için İzmir’i fethetti. Yıldırım Bayezid’in çocuklarına da herhangi bir fenalık yapmadı. İstese öldürebilme gücüne sahipti ama dediğim gibi yapmadı. Ayrıca Yıldırım Bayezid’e karşı son derece iyi davrandı Timur. Hatta Yıldırım Bayezid vefat ettiğinde üzüldü ve aslında ben devleti tekrardan ona verecektim. Bu şekilde iyi anılan hükümdar olarak kalacaktım dedi. Şimdi şöyle diyenler olabilir. Farklı söyleyenlerde var. Nereden biliyorsun? Yukarıda anlattım. Neden Osmanlı topraklarını devletine katmadı? Bu kanıtı sunacağım. Aynı şekilde şunlardan da bahsetmek isterim. Emir Timur Allah dostlarına son derece bağlı bir hükümdardı. İlim adamlarını çok sever ve gözetirdi. Adaletliydi. Ortaya ilk çıktığı zamanlarda Asya harabe halindeydi. Onun yaptığı hizmetlerden sonra ise Asya tekrardan canlanmıştır. Ticaret tekrardan güzel bir hale dönmüştür. Asya tekrardan bir ilim yuvasına dönüşmüştür. Asya tekrardan korkulan bir yer değil, aksine adaletli, din ve vicdan hürriyetine sahip, güvenli bir alana dönüşmüştür. Aynı zamanda Timur ehli sünnet itikadına sahipti. Zamanında ehli bidatın yaptığı fitnelerinde bitmesini sağlamıştır. Lakin az önce dediğim gibi, din ve vicdan hürriyetine sahipti. O, sadece fitne çıkaranlarla uğraşmıştır. Gidip ehli sünnet değil diye adam kesmemiş ve insanlara zulmetmemiştir. Şimdi sizlere soruyorum. Aynı Osmanlı kafasında değil mi Timur? Kesinlikle öyle. Osmanlı sistemi nasılsa, Timur’un sistemi de neredeyse öyledir. Şunu da belirtmek isterim. Timur’un hain olduğunu yazan tarihçiler, genellikle Ankara savaşı döneminde yaşamışlardır. Aradan yüzyıl geçtiğinde ise Osmanlı tarihçileri bile Timur’u över hale gelmiştir. Burada bazı insanlar şu kavram üzerinden hareket eder. Hamaset. Yani bir taraf Anadolu Türk’ü olduğundan Osmanlıyı sevip Timur’u kötülüyor. Demek istediğim bu. Oysa hem Osmanlı padişahları hem de Timur’un amacı aynıdır. Ayrıca şunu da belirtmek isterim. Emir Timur başta böyle bir savaşı istememiştir. Lakin kötü niyetli bir takım insanlar bu savaşın çıkmasında çok etkili olmuştur. Lakin ben yazıyı çok uzatıp da sizleri yormak istemem. Bundan dolayı yazıyı burada bırakıyorum. Kalan kısmını ise ikinci kısmında anlatacağım. Umarım faydası olmuştur. Afiyetle kalın.
Yorum bırakın